Aşk ilişkileri- otto kernberg

Posted by

Kernberg, Psikolojik kökenler, biyolojik temeller üzerine inşa edildiği için, aşkı biyolojik boyutta inceleyerek başlamış kitabına. Cinsel aşk için androjenlerin insan ırkının kadın ve erkeklerdeki öneminden ancak genel bağlamı ‘’cinsel uyarılma’’ açısından psikososyal belirleyiciler meydana getirir düşüncesini savunmuş.

Cinsiyet kimliğinin biyolojik özelliklerle değil, kişinin ilk 2-4 yıllar arasında bakıcıları tarafından atanan cinsiyet özellikleri ile belirlendiğini belirtmiş. Cinsel nesne seçiminin erken dönem psikososyal deneyimlerden güçlü bir şekilde etkilendiğini belirtmiş. Duygulanımların bebek-bakıcı etkileşimini oluşturmak üzere oluştuğunu, cinsel heyecanın ise bebek-bakıcı ve aile ilişkilerindeki haz veren deneyimleri sonucunda ortaya çıkar. Cinsel heyecan nesnesiz değildir, bilinçdışı olarak simbiyotik birleşme deneyimlerini ve erken ayrılma-bireyleşmenin doğurduğu birleşme isteklerini yansıtır.

Libido: Olumlu yada ödüllendirici duygu durumunun entegrasyonundan kaynaklanır. Saldırganlık: Olumsuz, caydırıcı duygulanım deneyiminin (öfke, iğrenme, nefret) bütünleşmesinden kaynaklanır. Öfke ise; ‘’Tamamen kötü’’ etkinleştirilmesinin hem de onun ortadan kaldırıp ‘’tamamen iyi’yi getirme isteğini ifade eder. Cinsellik: Saldırganlığın, sevginin hizmetine sokmaktır. Bilinçdışı Fantezi: Benlik temsili birimi, nesne temsili ve duygulanımdan oluşurlar.

Cinsel Nesne: Her zaman yasaklanmış öidipal bir nesnedir ve cinsel eylem de ‘’ilk sahnenin’’ sembolik bir tekrarı ve üstesinden gelinmesidir.

Olgun Cinsel Aşk: 1-) Erotik arzuya dönüşen cinsel heyecan 2-) Libidinal ve saldırgan benlik (libidinal baskın olmalı) 3-) Cinsiyet kimliğiyle birlikte genital özdeşleşme 4-) Cinsel ilişki, nesne ilişkisi ve çiftin süperego yatırımı ile oluşur.

Aşk İlişkisi: Kayıp öidipal nesne arayışına, yeni nesneyle öidipal travmayı ‘’onarma’’ isteğine ve simbiyotik kaynaşma arayışıdır. Şefkat ise; aşk ve saldırganlığın ‘’bütünleştirme’’ kapasitesini yansıtır.

Kadınlarda öidipal sorunlar; Mazoşist kalıplarda, tatmin edici erkeklerle ilişki sürdürememe ve zevk alamama olarak görülebilir. Kadınlarda penis hasedi; Baba ve penisiyle bağımlı ilişki arayışıdır. Anneden kaçış (hüsrandan) ve kurtuluş işlevi görür. Erkeklerde, öidipal suçluluk, aşağılık duygusu; cinsel ketlenmeye ve hoşgörüsüzlüğe sebep olur. Erkeklerin kadınlara yönelik korkuları, kadın cinsel organlarına karşı tiksintiye yol açabilir. Tiksinti sebepleri; preödipal haset ve öidipal kastrasyonun aynı potada birleşmesidir.

Borderline; İlksel idealleştirme, pregenital çatışmalarına savunma oluştur. Olgun aşk, nesne ilişkilerinde gelişmeyi şart koştuğu için, bu yüzden kişinin ego kimliğini kazanması, derinlemesine nesne ilişkisi kurabilme kapasitesinin olması şarttır.

Preödipal; narsisistik aşk ilişkilerini temsil ederken, öidipal, mazoşist aşk ilişkisini temsil eder. Aktarım aşkı; ego idealinin yansıtılması, öidipal nesneyle duygusal çelişkiler, çocuksu, sapkın harekete geçmesi ve savunmalar şeklinde görülebilir. Aktarımda görülen baştan çıkarma ise; oral bağımlılıktan kaçma çabası, sapkın aktarımların canlanmasıdır.

Saldırganlığın üç psişik örgütlenme düzeyi vardır;

1-) İlksel Özyıkıcı 2-) Erotik Mazoşizm 3-) Ahlaki Mazoşizm.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.